Gladyatörler

Latince “Gladius” kelimesi kılıç anlamına gelir. Gladyatör ise kılıcı ustaca kullananlara denirdi. Yani gladyatör, kılıç ustası demektir. Gladyatör oyunlarının temelinde dini ritüeller yatmaktadır. Savaşta kaybedilenlerin onuruna düzenlenen cenaze törenlerinde düzenlenen gladyatör dövüşlerinde amaç, düşman esirlerinin dövüştürülerek ölenlerin kanına karşı düşman kanı akıtmaktır. Gladyatör oyunlarının yapıldığı arenada sadece gladyatörler dövüştürülmemiş, gladyatörler vahşi hayvanlara karşı mücadeleler de vermişlerdir. Usta gladyatörler öldürücü dövüşler yaparlardı. Birbiri ardına sıralanarak yaşam kapısı denilen yerden arenaya giren gladyatörler, dövüşlerden önce imparatorun bulunduğu alana seslenirlerdi : “Ave Caesar ! Morituri Salatamus! (Selam Caesar! Ölmek üzere olanlar seni selamlar!)”. Bir gladyatörün azat edilmesi (gladyatörlükten ayrılması) kendi elinde değildi. Bunun için bir devlet yetkilisinin kendisini kılıçla kutsaması (rudis) gerekiyordu. Bir gladyatör, kazandığında palmiye yaprağı alırdı, bazen ise seyircilerin arasına girerek para alırdı. Her halükarda en iyi ödül ise rudis (özgürleşmek) idi.

Gladyatörlerin Eğitimi

Gladyatör oyunları zamanla halkın yoğun ilgisini çekmiş ve ileri ki zamanlarda gladyatörlük meslek haline gelmiştir. Gladyatör yetiştiren okullar açılmıştır. Bu okullara “Ludus” adı verilmiştir.

Kimler Gladyatör Olabilirdi ?

Gladyatörler önceleri savaş esirleri, alt tabaka kölelerden ve ölümle cezalandırılan mahkumlardan oluşuyordu, ancak gladyatör oyunlarına halkın yoğun ilgisinin olması sonucunda gladyatörlük meslek haline geldi ve normal vatandaşlar da senatonun onayıyla gladyatör olabilirlerdi.

Gladyatörlerin Teçhizatları

Gladyatörler genelde kılıç ya da mızrak kullanırlardı. Herhangi bir zırhları yoktu, sadece kafalarında ağır metalden bir kask bulunurdu. Ayaklarında ayakkabı olmazdı, bileklerin desteklenmesi için sadece tozluk bulunurdu.

Vahşetin Sınırı Yoktu

gladyatörler
Ölüm emri verilirken (başparmak aşağıya)

Dövüş sırasında hayatını kaybeden gladyatörlerin cansız bedenleri, kanlarla ıslanmış sıcak arena kumlarının üzerinde et çengellerine geçirilip ölüm kapısından dışarı çıkarılırdı. Bir gladyatör dövüş esnasında ağır yaralanır ve savunmasız duruma düşerse onu öldürmek üzere olan gladyatör, imparator veya oyunlara başkanlık eden kişiden işaret beklerdi. İmparator veya gladyatör oyunlarına başkanlık eden kişi başparmağını yukarı yaparsa gladyatörün hayatı bağışlanırdı, başparmağını aşağı yaparsa bu gladyatörün ölüm emri anlamına geliyordu. Arenada iyi dövüşerek bu duruma düşen gladyatörün hayatı genelde bağışlanırdı, fakat mücadelede kısa süre içinde yenilen, bir varlık gösteremeyen gladyatörün sonu genellikle ölüm olurdu. Gladyatörün hayatının bağışlanıp bağışlanmayacağı konusunda seyircilerin de etkisi büyüktü.

Bilindiği üzere Hristiyanlık ilk dönemlerinde Roma’da büyük bir baskı altındaydı. Hristiyanlara hiç hoşgörü ile yaklaşılmazdı. Dolayısıyla Hristiyanlar da gladyatör oyunlarından nasiplerini aldılar. Kaynaklarda, Hristiyanların arenada vahşi hayvanların önüne yem olarak atıldıkları, diri diri kızartıldıkları, çarmıha gerildikleri, su dolu arenada küçük yarı batmış kayıklara bindirilip, timsahların bolca bulunduğu alanlarda gezdirildikleri yazar. Gladyatör oyunlarının bu hale gelmesinde en büyük etken tekrar söylemek isteriz ki halkın kanlı mücadelelere, çekilen acılara olan ilgisidir.

Gladyatör Oyunlarının Tarihi

Bilinen ilk gladyatör oyunları M.S 264 yılında gerçekleştirilmiştir. Bu gladyatör oyununda üç çift gladyatör öldüresiye dövüştüler. Hristiyan bir imparator olan Honorius, Roma’da gladyatör oyunlarını yasakladı.

İmparatorların Gladyatör Oyunlarına Olan İlgileri

Bazı imparatorların, gladyatör oyunlarına ilgileri olduğundan bahsedilir ve bazılarının düşük riskli performanslar sergilediği bildirilir. Claudius, limanda bir grup seyirci önünde hapsolmuş bir balinayla savaşmış. Yine Commodus, gladyatör oyunlarına yüksek ilgisi olan birisiymiş. İddia edilir ki : Bir günde arenanın her yerini gören yüksek bir platformdan yaptığı atışlarla 100 adet aslanı öldürmüş. Yine farklı bir örnekte ise koşan deve kuşunun kellesini uçurmuş ve kelleyi senatoya götürmüş, karşılığında da devlet hazinesinden para almış.

Caligula döneminde bir gladyatör oyunları esnasında karşılıklı dövüşecek iki gladyatör grubundan biri mücadele etmeden teslim olmuş ve bu grup hakkında ölüm kararı verilmiş. O esnada mağlup tarafta olan bir gladyatör eline bir anda mızrağı alıp tüm galip taraftaki gladyatörleri öldürmüş. Caligula, bu durumu açıkladığı bir bildiride acımasız bir cinayet olarak haykırmış.

Solak gladyatörler oldukça azdı ve sağ elini kullanan gladyatörlere karşı daha özenle yetiştirilirlerdi. Bu da solak gladyatörleri dövüşlerde rakiplerine karşı daha avantajlı duruma getirirdi.

Arenada ölen gladyatörlerin cesetleri arenadan çıkartılmadan önce bedenlerinin hala canlı olup olmadığı konusunda cesetlerin üzerinde bazı denemeler yapılırmış. Bu denemeler ise şunlarmış : Gladyatörün canlı olup olmadığını anlamak için boğazını kesmek, çekiçle bedenine vurmak, kızgın değneği vücuduna değdirmek… Bu denemelere tabii tutulanların gladyatörler mi yoksa Noxiiler ( devlete karşı veya iğrenç suç işleyenler) mi olup olmadığı ise bilinmiyor. Gladyatörlerin mezarlığında yapılan patolojik incelemelerde bazı gladyatörlerin kafatasında ölümcül çekiç darbesi kanıtları bulunmuş. Kendilerini küçük düşüren gladyatörler ve Noxiiler’in bu tür hareketlere maruz kaldıkları yönünde iddialar var.

Devlete karşı ve iğrenç suçlar işleyenlere “noxii” denirdi. Bu suçlular en ağır cezayı alırlardı, genellikle arenada yırtıcı hayvanlarla (aslan vb.) baş başa bırakılırlardı . Noxii olmayı gerektirecek kadar ağır suçlar işlemeyenlerin arenada şansları biraz daha fazlaydı, çünkü yırtıcı hayvan dışında gladyatörlerle de dövüştürülebilirlerdi ve uygun görülürse ellerine silah verilebilirdi. Bazı mahkumlar buradan gladyatörlüğe terfi edebilirlerdi.

Gladyatörlerin Beslenmesi ve Bakımı

Gladyatörler iyi beslenir ve kendilerine iyi bakılırdı. Gladyatörlere yüksek enerjili vejeteryan diyetler, haşlanmış fasulye, arpa, yulaf ve kuru meyve gibi yiyecekler verilirdi. Gladyatörlere Hordearii (arpa yiyiciler) de denilirdi. Romalılara göre arpa, buğdaydan daha aşağı bir yiyecekti. Gladyatörlere düzenli masaj yapılır ve yüksek kaliteli tıbbi bakım yapılırdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Bizi sosyal medyada takip edebilirsiniz