Sokağa Çıkma Yasakları Tekrar Gelirse Ne Yapmalıyız?

2019 yılının son zamanlarında iddialara göre Çin’in Wuhan Şehri’nde ortaya çıkan ve Dünya’yı derinden sarsan Koronavirüs pandemisi nedeniyle insanlar 2020 yılını tabiri caizse diken üzerinde geçiriyorlar.

Bildiğiniz üzere Türkiye, 2020 yılının bahar aylarını karantina sürecinde geçirdi. Bu süreçte hepimiz sıkıldık, bunaldık fakat, yaz mevsiminin gelmesiyle Koronavirüs’ün yok olacağı ve tekrar rahatlıkla caddelerde, sokaklarda, sahillerde gezip dolaşabileceğimiz inancı bizleri motive ederek, karantina sürecinde bir nebze olsun kendimizi dizginlememizi sağladı ve yaşadığımız bu kötü günlerin ardından tekrar eski rahat günlerimize döneceğimize dair umutları bizlere aşıladı.

Beklentiler Boşa Çıktı

Ekim ayındayız. Virüsün ilk çıktığı zamanlarda neredeyse herkesin birbirine dillendirdiği “Koronavirüs yazın sıcaklarda yok olacak” tahmini de böylelikle geçerliliğini yitirmiş oldu. Henüz onaylanan bir tedavisi de bulunmuyor Koronavirüs’ün. İçimizi ısıtan tek şey ise yakın bir zaman içerisinde bir aşıya kavuşacak olmamız (büyük bir aksilik çıkmazsa).

Aşı Piyasaya Sürülünce Hemen herşey çözülmeyecek

Şu an hemen herkesin büyük bir umutla beklediği aşı derdimize derman olacak mı ? Hali hazırda son safhada olan aşılar var ve bu yüzümüzü güldüren bir durum. Bilirkişilerin tahminine göre 2021 yılının başlarında elimizde bir Koronavirüs aşısı bulunacak. Yalnız bu aşının tüm ülkelere aynı anda dağıtılamayacağı da gözden kaçırılmaması gereken bir nokta. İlk hangi ülkelerin aşıdan yararlanacaklarını hepimiz tahmin edebiliyoruz.

Tekrar Sokağa Çıkma Yasakları Gelirse

Psikolojik günlük hasta sayısı olan 1000’in çok daha üzerine çıkılması tekrar karantina tartışmalarını gündeme getirdi. Eğer tekrar karantina günleri geri gelirse sonbahar ve kış aylarına denk geleceği için evlerde pek sıkılacağımızı düşünmüyorum. Maddi hali yerinde, kış mevsiminde otellere, kayak merkezleri vb. yerlere gidenler için bu durum sıkıcı olabilir.

Tabii ki muhtemel sokağa çıkma kısıtlamasında öylece evde oturup canımızın sıkkınlığıyla baş başa kalmayacağız. O halde muhtemel böyle bir süreçte neler yapabileceğimize bir bakalım:

Merak Ettiğiniz Konular Hakkında İnternette Araştırmalar yapın

Herkesin internete bağlı bir telefonu veya bilgisayarı vardır. İnternet bizim bu süreçteki en büyük destekçimiz olacaktır. İnternet ortamında ilginizi çeken konular hakkında yazılar okuyabilir, videolar izleyebilirsiniz.

Oyunlar

Bu tavsiyem genel olarak genç ve orta yaşlılar için geçerli olacaktır. Günümüzde bir çok kişi sabahtan akşama dek telefonları ve bilgisayarları başında oyun oynayarak zamanın nasıl geçtiğini bile anlamıyor.

Yemek Tarifleri Öğrenin

Bu tavsiyem kadınları ilgilendiriyor genel olarak. İnternette bin bir çeşit ve birbirinden lezzetli yemek tarifleri var. Bu süreçte kendinizi mutfakta geliştirebilirsiniz.

Kitap Okuyun

Genel olarak kitap okuma kültürümüzün yeni yeni oturduğunu düşünüyorum. Henüz kitap okuma alışkanlığınız yoksa bu süreci fırsata çevirebilirsiniz.

Sonuç

En büyük temennimiz, Koronavirüs belasından bir an önce kurtulup rahatça gezip dolaşabileceğimiz eski günlerimize dönmek olacaktır. Muhtemel böyle bir sürecin gelişebileceğini düşünüp tekrar canınızı sıkıyor olabilirsiniz fakat şunu aklınızdan çıkartmayın: Sağlığınız yerinde ve hastane odalarında nefes açlığı içerisinde sürünmüyorsunuz. Bu hastalığı ağır atlatanlara sorun sizlere daha iyi anlatacaktır demek istediğimi. Yazımızın sonuna gelmişken Koronavirüs’ün laboratuvarda üretilmiş olduğuna dair iddiaları konu alan yazıma da bir göz atmanızı öneriyorum. Alttaki linkten ulaşabilirsiniz:

Koronavirüs Laboratuvarda mı üretildi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Bizi sosyal medyada takip edebilirsiniz